MHP GNL BŞK. YRD. İST. MV. CELAL ADAN'IN 8 HAZİRAN 2014 TARİHİNDE YAPMIŞ OLDUĞU YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

Diyarbakır’da Çalıştay adı altında bakanların da katıldığı toplantıların Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde devam ediyor olmasını son derece manidar bulmaktayız. 
 
Sayın Başbakan’ın Cumhurbaşkanı olmak adına HDP ile kolkola girdiği, toplumdan gelen tepkileri perdelemek için ise AKP ile HDP’nin ‘danışıklı dövüş’ içinde oldukları artık aşikardır. Aralarındaki platonik aşk Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde resmiyete dökülürse şaşırmayız.
 
​Öncelikle ifade etmeliyim ki; uzun zamandır AKP eliyle yürütülen Diyarbakır benzeri toplantı ve görüşmeler çözüm değil yıkım projelerinden ibarettir. 
Diyarbakır’da bir tiyatro oynanmaktadır. Çözüm adı altında Türkiye’nin hükümranlık hakları ve milli devlet kimliği sorgulanmakta, tartışılmaktadır. Düzenlenen çalıştay, bu yönüyle çözüm değil ihanet çalıştayıdır. Bu çalıştay, teröristlere can suyu olmuştur.
 
PKK birçok yerde yol keserken, adam kaçırırken, askerimizi taciz ederken, kendini devletin yerine koyarken; AKP Hükümeti terörist başının sunduğu yol haritasının savunuculuğunu yapmaktadır. Artık herkes bilmektedir ki; sürecin aktörü de, planlayıcısı da PKK ve bölücü başıdır. AKP bu sürecin piyonudur.
Başbakan Yardımcısı Sayın Atalay’ın “yeni yol haritasında yasal düzenlemeler yapılacağı ve bunun için Meclis’e gidileceği” yönündeki sözleri; AKP’nin niyetini açığa vurmuştur. AKP ve bölücüler aynı stratejide buluşmuşlardır.
 
AKP ile bölücülerin aynı stratejide buluşmalarını ve TBMM çatısını bu stratejiye alet etme çabalarını kabul etmemiz mümkün değildir. TBMM’yi bu ihanet provalarının adresi yapmaya hiç kimsenin gücü yetmez.
Sözde demokrasi paketleri ve son Diyarbakır örneğindeki sözüm ona çalıştaylar, bölücülerin iştahını kabartmaktadır. Kapalı kapılar ardında neyin pazarlığı yapılmaktadır? Nasıl bir çıkar uğruna Türk milletinin onuruyla oynanmaktadır? Bu sürecin nihai noktası nedir?
Tüm bu sorular artık milletimizin gündemindedir. Şehirlerde, kasabalarda, köylerde ve devletine sadakatle bağlı olan her hanede bu sorular sorulmaktadır. Milletimiz ‘şimdilik’ sessizliğini muhafaza etmektedir.

Benzer İçerikler